YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

Bayramı karşılarken

Atilla Dağıstanlı

BUGÜN 1 MAYIS

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem



Halil Kanargı

…UNUTULANLAR… UNUTTUKLARIMIZ…. ERTUĞRUL FIRKATEYNİ -7-

Japonlar şehitlerimizi sahiplendi


Yöre halkı, kazadan kurtulanlara yardım ve yakınlık göstermiş. Torajiro Yamada isimli bir Japon tarafından şehit yakınları ve kazazedeler için kampanya düzenlenmiş. Toplanan para, aynı genç tarafından dönemin padişahına teslim edilmiş. Ertuğrul Firkateyni’nin yolculuğu, trajik bir faciayla bitse bile Türk—Japon ilişkilerinin başlangıç noktasını oluşturmuş.

Oşimo adasının içerisinde bir kasaba olan Kushimoto, bugün Mersin ve Yakakent ile kardeş şehir. Ada halkı aradan geçen yıllara rağmen üzücü olayı unutmamış. Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyorlar. Halk üzerinde Ertuğrul Firkateyni’nin etkisi çok büyük.


Yöre halkından Hiroshi Fukushima, “Ertuğrul Gemisi, Japonya ile dostluk kurma amacıyla gelmişti. Dönüşte kayalıklara çarpıyorlar. Kurtarılanların sayısının 64—65 kişi olduğunu duymuştum. Sonra kurtulanları Kaşino koyundaki fenerin yanında evi olan Bay Takano fark edip hemen koy sakinlerine haber vermiş. Koy sakinleri yaralılara bakmış, yiyecek giyecek konusunda yardımcı olmuş. Türk—Japon dostluğunun bu tarihten itibaren başladığını, olayın anısına bir hatıra müzesi inşa edildiğini, ben de bu köyde olduğum için çocukluktan beri duyuyorum” diyor.


Aynı kasabada yaşayan Yoriyo Hamaguci ise şunları söylüyor: “Firkateynin burada batışı acı bir olay ama iki ülke arasında şu anki dostluk köprüsünü oluşturdu. Türkiye’den gelen çok sayıda misafirle tanışıyoruz.”


Bölgedeki Şehitlik Anıtı, kazada ölenlerin anısına yapılmış. İlk anıt Japonlar tarafından 1891’de dikilmiş, 1929 yılında yine Japonlar tarafından genişletilmiş. Şehitler Anıtını 3 Haziran 1929 tarihinde Japon İmparatoru da ziyaret etmiş. 1937’de Türkiye tarafından restore edilen anıt önünde her yıl düzenli olarak yapılan anma törenlerine, Tokyo Büyükelçiliği Askeri Ataşesi de katılıyor.

Bugün Kushimato’da bir de müzemiz var. 1974 yılında inşa edilen “Türk Müzesi”nde Ertuğrul Firkateyni’nin maketi ve gemideki asker ve komutanların fotoğraflarıyla heykelleri bulunuyor. Müzeyi Türkiye’den gelen yüzlerce ziyaretçi ve çok sayıda Japon vatandaşı geziyor.

Kushimato’yu gezerken yöre insanının Türkiye’yi çok yakından tanıdığına ve sevdiğine şahit olduk. Türkiye’den geldiğimizi anlayınca Türkçe “Merhaba Türkiye” diye bağıran insanlara rastladık.

Ertuğrul’un batışının üzerinden yıllar geçmesine rağmen firakteynimiz Japon donanmasında da unutulmamış. Donanmayı ziyaretimizde gemi komutanı bizi çok sıcak karşıladı. Gemiyle ilgili detaylı bilgilerden sonra Türk—Japon ilişkilerinin öneminden bahsedildi. Aradan geçen yıllara rağmen Ertuğrul Firkateyni vesilesiyle Japon donanmasına ait gemideydik. Gemi Komutanı Kojima Syouji gemiyi adım adım gezdirdi. Komutan Syouji Türkiye’yi de ziyaret etmiş. “Türkler bize çok nazik davrandı” diyor ve ekliyor: “İstanbul gezimiz mükemmeldi. Orada Boğazı gezdik ve şiş kebap yedik. Çok lezzetliydi. Karşılaştığımız insanların hepsi çok nazikti. İki milletin, kültürel olarak, birbirlerine çok benzediklerini ve birbirlerine yakın olduklarını düşünüyorum.”

Donanmanın diğer komutanlarından Yukinori Togo da ülkemizde bir müddet kalmış. Bu yüzden dilimizi biliyor.


Yukinori Togo, “Ertuğrul Faciası her ne kadar kötü bir olay olsa da Türk—Japon dostluğunun bu olayla başladığını biliyoruz. Ben Kushimato’daki Ertuğrul Firkateyni Anıtına 2 kez gittim. Anıtın olduğu yerde her beş sene büyük bir tören yapılıyor. Ben iki ülkenin dostluğunun daha da gelişmesi için dua ediyorum. Türkiye ve Japonya her ne kadar birbirini tanısa da ben aslında birbirlerine ait bilmedikleri çok yönleri olduğunu düşünüyorum” diyor.

 

Bundan 114 yıl önce ülke karasularından binlerce mil uzakta Türk denizcilik tarihinin en büyük facialarından birine sahne olan Ertuğrul Firkateyni’nin batığının çıkarılması için çalışmalara başlandı.

Tokyo.AA

24 Ocak 2004 — Ertuğrul Firkateyni’nin batığının çıkarılması için ön çalışma, Sualtı Arkeolojisi Araştırma Enstitüsü Başkanı Tufan Turanlı tarafından yürütüldü.

Mainichi Shimbun’un Wakayama bölgesi baskısında yer alan haberde, Türk hükümetinin, 1890 yılında Japonya’da Kuşimoto açıklarında yakalandığı fırtına sonucu sulara gömülen ve 587 denizcinin şehit olduğu Ertuğrul Firkateyni’nin batığını çıkarmayı planladığı belirtildi.

Türk Sualtı Arkeolojisi Araştırma Enstitüsü Başkanı Turanlı’nın, geçen yıl Aralık ayında yer tespiti için, facianın meydana geldiği bölgede ön araştırma yaptığı bildirildi. Türk sualtı arkeolojisinin bir numaralı ismi kabul edilen Turanlı’nın, firkateynin battığı yerde 16 Japon dalgıçla yaklaşık 300 metrelik dalış yaptığı ve batıkta tespit ettiği top gülleleri ve tabak gibi metal eşyaların bir kısmını yüzeye çıkardığı kaydedildi. Turanlı’nın, esas batığın çıkarılması için gerekli olan kroki, su sıcaklığı ve berraklık gibi konularda araştırma yaptığı bildirildi.

“2344 ton ağırlığında ve 46 metre uzunluğunda ahşap bir gemi olan Ertuğrul Firkateyni’nin, bulunması imkânsız gibi görünen deniz altındaki parçalarının tümünün paslanmış durumda olduğu kesin” yorumu yapılan haberde, Turanlı’nın, “Batık parçalar kayaların altında kalmış olabilir. Dedektörlerle aranmaları gerekiyor. Demir bayrak direği gibi, gemiyi temsil eden kısımları bulmak istiyorum” açıklamasına yer verildi.


    Türk hükümetinin, toplanan bilgiler ışığında esas çıkarma faaliyeti için 2005 kışına kadar bir plan hazırlayacağı kaydedildi.


   Facianın meydana geldiği Oşima’nın, yöre halkının kurtarma faaliyetleri sırasında takındığı fedakarca tutum nedeniyle “Japon-Türk dostluğunun doğum yeri” olduğuna dikkat çekildi.
 

 Bu yazı neler düşündürüyor insana, neler. Derin bir “ah” çekesi geliyor insanın. Bizim tarihimize bizden daha duyarlı olanlar neden başkaları?, neden başka milletin çocukları?…..

En doğrusunu “O’nun kadar olamasak bile --- O’na yakışan kadar olmalıyız”, olmamız gereken Büyük Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK söylemiştir.

                ………“Türk Çocuğu Ecdadını Tanımadıkça geleceğe güvenle bakamaz”………

Saygılarımla….

 HALİL KANARGI

13.06.2017
Bu yazı 99 defa okundu.

Diğer Yazıları